« Önceki |

3/13/2009

DEMİR ATSAM

Hangi türküye demir atsam
Sen gelirdin limanlarıma.
Ne zaman ki bir martının
Kanadında soluklansam
Bir parça ekmek
Düğümlenir boğazımda.

Hangi yangında kül olsam
Sen yağardın şehirlerime.
Ne zaman ki saçlarının
Kıyısında ağlasam
Bir şehir islenir
Yüreğimin derinlerinde.

Hangi denizin kalbinde boğulsam
Sen dolardın ciğerlerime.
Ne zaman ki bir çığlığın
Sessizliğinde kanasam
Bir kaç söz
Gezinir bileklerimde.

                                                                  yasin _altunbay

3/13/2009

SAVAŞ ÇOCUKLARINA

Güldü çocuk
Çocuk gülerdi zaten
Neydi tuhaflık.
Ağladı sonra çocuk
Çocuk güler ve ağlardı
Niye bu kadar şaşırdık.
Öldü sonra çocuk
Ölür müydü çocuk?
Boş bakışlarla birbirimize sorduk.
Ölmezdi çucuk yaşardı
Hatta yürürdü,oynardı,koşardı
Ama çocuk ölmezdi
Onlar öldürmeye
Biz seyretmeye alıştık.
Utandık mı sustuğumuz için
Göz yumduğumuz için
Dur diyebildik mi
Kendi çocuklarımız için
Diyemedik.
Çünkü susmaya alıştık.

                                                                           yasin_altunbay

3/13/2009

DÖNÜŞ BİLETİ

Ziyan bir sevdaya kesilen bilet
Yolları değil de
Denizleri aşsa ne olur.
Şehrinde avare dolaşan bu ruh
Söyle kapında ne bulur.

Uzar gider bu yollar
Kim bilir hangi şehirde bulurum seni
Avcuma tutuşturduğun
O soğuk ellerin
Dönüş biletim olur.

Bir otogarın kucağında
Bıraktığım göşyaşlarım büyüyor.
Büyüyen gözyaşlarım
Bir gün ellerine düşecek.
Ve içinde soğuk bir his
Bileklerini kesecek.
Kan revan içinde
Kalan ruhum şehrine
O biletle dönecek.

                                                                             yasin_altunbay

3/13/2009

LİSE FOTOĞRAFI

Bir gülümsemeyi hatırlamak
Bu kadar acı verir mi insana
Ya da hangi sevgi
Acıtır insanı bu kadar
Eski bir lise fotoğrafı
Bir yaraya nasıl dönüşür
Hatırda kalan nedir
Bir çift gözün gördüğünen başka
Yüzü silik bir hatıra
Kaç kez keser insanın bileklerini
Ya da kim eski bir düş için
Bu günden vazgeçer...

                                                                           yasin_altunbay

3/13/2009

KIYAMET

Sağ yanımda esen rüzgar
Sol yanımı süpürür
İçimde akan nehir
Bu gün niye böle köpürür

SUR diye seni üflesem içime
Kıyameti olur bu bedenin
Ölüm diye sarılsam sesine
İçimde biri ölür dirilmeye

                                                                       yasin_altunbay

3/13/2009

YÜZÜN VE HÜZÜN

Kapıları kapayıp giden yüzün
Gözlerimde gülüşünü yetim bıraktı
Neyin tanımıydı acı
Budayıp giderken ellerin ellerimi
Şimdi hangi çiçeğe gebe kalır bahar
Ellerim nasıl filiz verir
Dokunabilir miyim mesela
Bir resimdeki mutluluğa
Hangi tomurcuk gül olur
Darmadağan olmuş kalbimde
Ve sensiz aldığım nefes
Kaç kez yutulur
Ben hazana hiç fidan dikmedim
Ama hep köklerimden söküldüm
Ne kadar tutunmaya çalıştıysam
O kadar çürütüldüm

                                                                       yasin_altunbay

2/20/2009

ŞUBAT

Bir tenin coğrafyasında
Şubat gibi soğuyorum
Kuşlar geçiyor bakışlarımdan
Donmaya kanatlarımdan başlıyorum
Vagon vagon çoğalan yalnızlığım
Hiç bir durakta durmuyor
Ve ne zaman ki seni ansam
İçimden boş bir tren kalkıyor
Her sevdanın bir hüznü
Vardır diye yattığım raylardan
Ezik kalkıyor ruhum
Yudum yudum içtiğim aşk
Gözlerimde oluk oluk donuyor
Ağlamaklı bir şehri fırtına sarıyor sonra
Tenimde kaldırım yalnızlığı bir soğuk
Erimiyor düşen karlar
Kar altında bir düş baharı bekliyor
Bahar ise düşlerde kaldı
Ve düşler bir ölüyü diriltmiyor...


                                                              yasin_altunbay 
                                                                7 Şubat 2009

 

10/3/2008

SEVDA

Bilmediğin bir günde,
Kapını çalar sevda.
Aslında sevda hep kapıdadır
Ama sen, kapıya uzak duygularda.
Gülün rengi de ne kırmızı
Ne de beyazdır.
Ve sevdanın rengi saklıdır,
Gülün kokusunda.
Sevda bir tomurcuktur,
Bilemezsin hangi seherde açar.
Kokusunu alır beklersin.
Ve ansızın açar sevinirsin.
Ya da açtığını sanıp delirirsin.
İşte sevda; delirmemek
Ama delice sevmektir.
 
yasin_altunbay

10/3/2008

GÜL RENGİ AKŞAMLAR

Rüzgâr kokunu getirir,
Her gece bana
Uçsuz bucaksız kırlardan.
Ve açılır ölümün kuytusunda
Bir gonca.
Koklar koklar ölürüm.
Sonra sabah olur, dirilirim,
Gözlerin vurunca odama.
İşte ben böyle
Ölür ölür dirilirim.
Ölüm değildir beni korkutan,
Yalnızlıktır elimden tutan
Ve sensiz gecelerde ateşlere atan.
Şimdi ellerimde ellerin,
Gül rengi akşamlara hasretim.
Gel bitir bu hasretleri,
Gel tut ellerimden,
Gül rengi akşamlar bitmeden.
Gel tut ellerimden,
Bu can elden gitmeden.
Yürüyorum bak yine tek başıma,
Gül rengi bir akşamda,
Elimde bir tutam papatya.
Yürüyorum,
Gözlerim uçsuz bucaksız ovalarda.
Ve sonra durur ayaklarım
Bir uçurum kenarında.
Ellerime bulutlar değecek,
Kaldırsam semaya.
Adım atsam her yer ova.
Ve nereye baksam sen.
Gözlerimi kapatıp
Bıraksam kendimi boşluğa,
Beni alır mı uçurumlar?
Yüreğimde sen kokan
Hasretler var.
Gel dindir bu hasretleri,
Bak yine ölesim var.
 
yasin_altunbay

10/3/2008

KURU GÜL

Geçen yılların hesabını,
Sormadım zamana ve sana.
İyi kötü yalan yanlış
Yaşadım bir parça.
Akıp giden zaman,
Neleri aldı benden neleri.
Bir sen kaldın kalbimin,
Ürkek atışlarında.
Gücü yetmedi seni benden almaya.
Şimdi yine sensiz geçen
Bir günün kucağında,
Sırlarım büyüyor.
Dilimde birkaç kelime,
Ağlıyorum ben yine.
Zaman ecel olup düşse de içime,
Sen yeşeriyorsun zamana inat,
Kalbimin en kuytu gecelerinde.
Sen benden habersiz,
Ben senden habersiz,
Yitip gidiyoruz başka başka yerlerde.
Bir çocuğun neşesiyle koşmak varken sana,
Hayalinle avunmak ne zor.
Oysa öğrendim sanıyordum avunmayı,
Yalancı mutluluklarla oyalanmayı.
Öyle değilmiş meğer.
Gül kurusa da dikeni,
Acıtıyormuş hala içimi.
Kanatıyormuş elimi.
Ama ne bir isyanım var
Ne de pişmanlığım.
Kanasa da elim, kalbim, sensizliğim
Ben yine sana âşık bir deliyim.
Kısmetime acı, keder düşse de
Çaresiz ve hesapsız sevdim.
Sevdim, sonu olmasa da
Sevdim…
 
yasin _altunbay